Bina

Bugün hem Borusan Sanat’ın merkezi olarak faaliyet gösteren hem de Borusan Müzik Evi’ni barındıran binanın restorasyonu, tarih ve teknolojinin bir aradalığının ideal bir birleşimini elde edecek şekilde gerçekleştirildi. İstanbul’un kültür ve sanat yaşamının ana arteri olan İstiklal Caddesi üzerindeki altı katlı tarihi bina, geçirdiği kapsamlı restorasyon çalışması sonucu Beyoğlu’nun mimari mirasına kazandırılırken Beyoğlu da yeni bir mekâna kavuşmuş oldu.

Tarihi dokusunun korunduğu altı katlı binanın içi, çağdaş bir müzik ve sanat mekânının sahip olması gereken çok fonksiyonlu, esnek bir yapı ortaya koyuyor. Sergi ve başka birçok etkinlik için tasarlanan giriş katı cam cephesi sayesinde sokakla doğrudan ilişki kuruyor. İkinci ve üçüncü katlara yayılan, parter ve balkon şeklinde düzenlenen konser salonu oturmalı iki yüz, ayakta 500 kişi kapasiteli. Duvarları akustik hesaplamalar göz önünde bulundurularak kaplanan bina, geniş pencereleri sayesinde dışarıyla rahat bir ilişki kurarken mükemmel yalıtımı sayesinde etkinliklerin rahatlıkla gerçekleştirilmesine de olanak sağlıyor. Yerde kullanılan tahta parkeler ve beton malzeme de kusursuz bir akustik sağlıyor. Dışarıdan da görülebilen şeffaf asansör bina ile çarpıcı bir bütünlük sağlarken merdivenlere yerleştirilen çelik malzeme de binanın ışığını vurguluyor. Bir müzik ve sanat mekânı olduğu için binada sesle ilgili birçok donanım mevcut.

Borusan Sanat Binası
Borusan Sanat Binası

Birinci, dördüncü ve beşinci katı bugün Borusan Sanat’ın ofis alanı olarak kullanılan binanın en çarpıcı özelliklerinden biri de içindeki sanat eserleri. Christian Partos’un bina girişinde ziyaretçiyi karşılayan E.L.O. adlı alçalıp yükselen ampulleri ve Leo Villareal’in 2008 yılında tasarladığı “İsimsiz” adlı ve V şeklindeki kolonları aydınlatan LED tüpler binaya içten ve dıştan sıradışı bir görünüm kazandırıyor.

Sayfayı Paylaş