Sesler, Geceyle Büyüyenler

Sesler, Geceyle Büyüyenler Paul Celan'ın Sprachgitter isimli şiir kitabında yer alan bir dizeden ("Stimmen, nachtdurchwachsen, Stränge") esinlenerek geliştirilmiş bir başlık. Kendine özgü "kapalı imgeleriyle" tanınan Celan (1920-1970), şiirlerini anadili olmamasına rağmen Almanca yazmıştır. Şiirlerinde devreye soktuğu dil, günlük kullanımdaki anlamların dışında farklı açılımlara sahip olduğundan, karşıtını da içeren kavramlara ışık tutan hermetik bir dildir. Celan'ın şiirinde "belirginsizliğin," "sessizliğin" şekillendirildiği bir atmosferin ön plana çıktığı görülür. Şair bu kavramlarıyla bir yandan Alman dilinin sentaks yapısını altüst ederken, öte yandan anlamları anlamsızlığa sürükleyen paradoks çıkışlar da yaparak, belirli "resimler" (imgeler) için çerçeveler oluşturur. Okuyucu bu çerçeveleri nasıl yorumlayacağı konusunda yönlendirilmez. İmgenin dönüştürülmesinde şiirin izlediği bu radikal tavır, Celan'ın yaratı ekseninde önemli bir rol oynar.

Paul Celan'ın düz okumalara kapalı olan şiirlerinde leitmotif olarak ön plana çıkan nokta, Evet ile Hayır arasında duran, hangi yöne doğru gideceğini bilemeyen bir "gerçeklik arayışıdır." ("Wirklichkeit ist nicht, Wirklichkeit will gesucht und gewonnen sein.")

2000'li yıllardan itibaren uluslararası güncel sanat etkinlikleri belli başlıklar, konular, temalar etrafında toplanmaya çalışılsa da, genç sanatçıların çalışmalarında Celan-vari gerçeklik peşinde ilerledikleri görülmektedir. Öncelikle çalışmaların tanımlanmasında kendini belirgin kılan bu durum, artık yerleştirme (installation), "üç-boyutlu-duvar-çalışması," "interaktif video" gibi nitelendirmelerin de yetersiz kaldığını duyumsatır. Genç sanatçıların ortak paydalar altında toplanabilecek stratejiler geliştirmekten çok, belli seslerin, oluşumların peşinde koştukları, kesin kavramlara, akımlara bağlanmadan "açık uçlu" projeler peşinde ilerledikleri uzun zamandan beri bilinmektedir. Metropollerdeki zorlu yaşam koşulları karşısında bireylerin geliştirmeye mecbur oldukları kalın kabuğu tanımlamak için, sosyal, politik oluşumları (kara) mizahın, ironinin sınırlarını aşarak, büyüteç altına alan genç sanatçıların çalışmalarını öncelikle yeni bir "gerçeklik arayışı" paydasında toplamak mümkündür. Kataloğun diğer sayfalarında her sanatçının çalışmaları için ayrı bir metni kaleme aldığımdan, gerçekleştirilen işlerin temel özelliklerini burada tekrarlamak istemiyorum.

Sesler, Geceyle Büyüyenler sergisi, bu çerçevede ele alınabilecek konuları çalışmalarına taşıyarak "farklı" yorumların peşinde ilerleyen sanatçıların yeni işlerinden oluşuyor. Serginin kavramsal çerçevesini oluşturan "nachtduchwachsen" kavramı, davet edilen sanatçıların projelerinde, özellikle İstanbul kentinin dinamiklerine gönderme yapan yaklaşım açılarında kendisini gündeme getiriyor. İlk bakışta kavranabilecek yaklaşımlardan çok, birkaç gece geçtikten sonra oluşan, anlamını sonradan izleyicinin belleğinde kuran çalışmaları içeren bu serginin göndermede bulunduğu temel nokta, genç sanatçıların kendi "seslerini" bulma ya da yitirme aşamasında nasıl bir strateji izlediklerini, düşüncelerini nasıl dönüştürdüklerini sorgulamaktır.

Serginin kavramsal çerçevesini oluşturduktan sonra İstanbul'da kurarken, mekânın özelliklerini de göz önünde bulundurarak, sergilenen çalışmaların birbiriyle diyaloğa girmemesini, sadece kendi seslerini duyabilecekleri odalarda duruyorlarmış gibi yalınlaşmalarını hedefledim.

Goethe Institut Teutonia binasında 11.01.2005 tarihinde gerçekleştirilen sempozyumda, Prof. Dr. Jale Erzen, Dr. Hans Günter Golinski, Harald Kunde ve Vasıf Kortun'un katılımıyla Almanya ve Türkiye'de halka açık alanlarda son yıllarda gerçekleştirilen sanat projeleri tartışıldı. Sergilenen çalışmaların bir çoğunun galeri mekânı dışındaki alanlara açılan dinamikleri olduğu için, bu sempozyumun da serginin organik bir parçası olduğunu belirtmek isterim.

Serginin hazırlanmasında emeği geçenlere, İstanbul'daki sergileme koşullarını göz önüne alarak yeni işler gerçekleştiren sanatçılara, sempozyuma katılan konuşmacılara teşekkür ederim.